Tuz Gölü Fay Hattının Yıllık 1,3 Milimetrelik Düşey Hareketliliği ve İç Anadolu’daki Genişleme Saptandı
Konya Teknik Üniversitesi bünyesinde görev yapan Dr. Gülin Gençoğlu Korkmaz liderliğindeki uluslararası bir araştırma grubu, Tuz Gölü fayının her yıl dikey düzlemde 1,3 milimetre yer değiştirdiğini ve İç Anadolu Bölgesi’nin doğu-batı ekseninde yayılmasına neden olduğunu keşfetti. Dr. Gülin Gençoğlu Korkmaz konuya ilişkin, “Literatürde ilk kez ‘zircon double dating’ metodunu kullanarak, söz konusu fayın normal bir fay yapısında olduğunu ve yıllık ortalama 1,3 milimetrelik bir dikey çökme sergilediğini ispatladık. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, bölgede doğudan batıya doğru bir genleşme yaşandığını ifade etmek mümkün” açıklamasında bulundu.
Konya Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde Jeoloji Mühendisliği alanında çalışmalar yürüten Dr. Gülin Gençoğlu Korkmaz’ın yönetimindeki TÜBİTAK projesi, Tuz Gölü fayının dikeydeki yıllık 1,3 milimetrelik devinimini ve bu durumun İç Anadolu’nun doğu-batı doğrultusundaki genişlemesindeki rolünü belgeledi. Tuz Gölü fayının normal bir fay karakteristiği taşıdığını ve bu dikey hareketin bölgedeki genişlemeyi tetiklediğini belirten Dr. Gülin Gençoğlu Korkmaz, şunları ekledi: “Bilimsel literatürde bu fayın niteliği ve hızıyla ilgili farklı görüşler ve tutarsızlıklar mevcuttu. Bazı uzmanlar doğrultu atımlı, bazıları ise normal fay olduğunu savunuyordu. Her bir araştırma, hareket süratini farklı şekilde hesaplamıştı. Biz, fayın geometrik yapısını ve hızını kesin olarak tanımlamak amacıyla bu araştırmayı gerçekleştirdik. Ayrıca çalışma sahası olarak burayı seçmemizin kritik bir nedeni de bölgenin Hasandağı Volkanı ile olan yakınlığıdır. Hasandağı aktif bir volkandır; küresel ölçekteki bilimsel veriler göstermektedir ki faal bir yanardağ ile aktif bir fayın komşuluğu karşılıklı tetiklemelere yol açabilir. Bu durum daha büyük sismik tehlikeleri, basınç artışını ve stres birikimini beraberinde getirebilir. Bu kritik etkileşimi anlamak için bölgeyi detaylıca inceledik. ‘zircon double dating’ tekniğini ilk kez bu alanda kullanarak fayın normal tipte olduğunu ve her yıl yaklaşık 1,3 milimetrelik bir dikey düşüş yaşadığını tescilledik. Bu bulgular, bölgedeki doğu-batı yönlü genişlemeyi kanıtlar niteliktedir.”
‘BU METOT, KUZEY ANADOLU VE DOĞU ANADOLU FAY HATLARI İÇİN DE KULLANILABİLİR’
Zirkon çift yaşlandırma tekniğinin sağladığı avantajlara dikkat çeken Dr. Korkmaz, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Uranyum-kurşun ve uranyum-toryum-helyum analizlerini birleştirerek kristalleşme ile püskürme zamanlarını eş zamanlı tespit eden bu ileri teknoloji ürünü yöntemi, fay geometrisini aydınlatmak amacıyla dünyada ilk kez kullandık. Bu yaklaşımın gelecekteki araştırmalarda da büyük verim sağlayacağını öngörüyoruz. Başta Kuzey Anadolu fayı ve Doğu Anadolu fayı gibi hareketli bölgeler olmak üzere, dünya genelindeki tüm sismik zonlarda bu teknik uygulanabilir. Çapraz kontrol imkanı sunan bu tarihleme biçimi, son derece yüksek hassasiyet ve doğruluk payına sahiptir. Çalışmamızın bilimsel değeri, bu ileri teknolojik metodun getirdiği kesinlikten kaynaklanmaktadır.”








