Birleşik Devletler’den gazeteci Max Blumenthal, İsrail yönetiminin Filistinlilere yönelik muamelelerine ilişkin sarsıcı argümanlar paylaştı. Blumenthal’ın ifadelerine göre, cinsel işkence İsrail içerisinde resmi bir kurumsal politika olarak yerleşikleşmiş durumda.
Blumenthal Tarafından Dile Getirilen Ortadoğu’da İnsan Hakları İddiaları
Basın mensubu Max Blumenthal, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde yürüttüğü faaliyetler hakkında çarpıcı analizler sundu. Bilhassa hem kadın hem de erkek Filistinlilere uygulanan cinsel istismar ve işkence olaylarının, İsrail bünyesinde devlet düzeyi bir strateji olarak hayata geçirildiğini savundu. Söz konusu savlar, coğrafyadaki insan hakları ihlalleri konusundaki süregelen kaygıları daha da artırmakta.
BM ve İnsan Hakları Örgütlerinin Rolü
Blumenthal, Birleşmiş Milletler (BM) ile öteki küresel insan hakları örgütleri temsilcilerinin yaşananlara kafi derecede aksiyon almadığını öne sürdü. Ulaştığı veriler ve bizzat şahitlik ettiği hadiseler ışığında yaptığı bu çıkış, uluslararası kamuoyu cephesinin bu meseleye daha yoğun bir ilgi göstermesi gerektiği yönündeki çağrısını perçinliyor.
Cinsel İşkence: İsrail’in Devlet Politikası mı?
Max Blumenthal’ın en ses getiren beyanı, cinsel işkence eyleminin İsrail’de benimsenen bir devlet politikası olduğu yönündeki tezidir. Bu metodun sistemli bir biçimde uygulandığını ve bizzat kamu otoriteleri tarafından desteklendiğini dile getiren Blumenthal, bu tablonun asla onaylanamayacağını altını çizerek belirtti. Muhabirin iddiaları, uluslararası hukuk kurallarının ve insanlık onuru kavramının çiğnendiğine dair ağır endişelere yol açıyor.
Blumenthal, özellikle gözaltı merkezleri ile sorgu odalarında karşılaşılan cinsel istismar örneklerine işaret etti. Yaşananların münferit birer olay değil, bilakis kapsamlı ve planlı bir süreç dahilinde sürdürüldüğünü ifade etti.









